Kenan ILDIR
Emekli Emniyet Müdürü - Anayasa ve Tarih Öğretim Üyesi
924

Millet olarak  diğer milletlerden farklı bir çok özelliğe sahip olan bir milletiz. Ancak son yıllarda  güzel hasletlerimizi kaybetmeye ve diğer milletler gibi sıradanlaşmaya  başladık.

Gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşabilmek ve  ekonomik  seviyemizi yükseltmek için çok çalışmak, teknolojimizi ve diğer imkanlarımızı harekete geçirerek  gelişmiş ülkeleri ve  milletleri yakalamak ve hatta onları geçmek için  çok koşmak  ve daha fazla çaba harcamak zorundayız

Bunu gerçekleştirmenin en önemli yolu ise  iyi eğitim almış bir nesil, dürüst ve çalışkan insan kalitesine sahip bir millet olmaktır. 2018-2019 eğitim ve öğretim sezonunun başladığı bu haftada eğitimcilerimizden en önemli beklentimiz eğitim kalitemizin  yükseltilmesi ve kaybedilen değerlerimizin yeniden kazanılmasına yönelik çabalardır.

Eğitim kurumlarımızın ve eğiticilerimizin  birincil görevi unutulan değerlerimizi, adâb-ı muaşeret kurallarını yeniden hatırlamak, bize özel olan ahlaki kuralları, adaleti ve vicdan duygusunu yeniden tesis etmektir. Ülkemizde  her sektörde hizmet verecek dürüst, çalışkan ve görevini layıkıyla yerine getirecek   liyakatli  insan gücüne ihtiyaç duyulmaktadır.

Kastamonu ilimizde 13 Eylül 2018 akşamı yaşadığımız dolu ve afet olayı sonrasında bu konuda ne kadarda vahim bir durumda olduğumuzu müşahede etmekteyiz. Neredeyse herkesin bir şekilde etkilendiği afet sonrasında maalesef insanlığa, kardeşliğe ve komşuluğa yakışmayan tutum ve davranışlarla karşılaşmaktayız.

Afetlerin ve felaketlerin  insanları dayanışmaya ve paylaşmaya, problemlerin ortadan kaldırılması için yakınlaşmaya sebep olması  gerekirken, bir takım fırsatçıların adeta bu durumu fırsata dönüştürmeye çalıştığına şahit olmaktayız.

Son dönemde ülkemizde yaşanılan ekonomi kargaşası insanların da kafasının karışmasına neden olurken, kötü niyetli fırsatçılara da gün doğurmuştur. Toptancısından, marketine, pazarcısından tüm esnafına kadar devletin denetleme görevini yerine getirememesinden dolayı bir kargaşadır almış başını gidiyor. Bu gidiş iyiye  bir gidiş değil. ALLAH sonumuzu hayır etsin.

Afet sonrasında Kastamonu’da insanlar yaralarını sarmaya çalışırken döviz piyasasında yaşanılan hareket bahane edilerek, döviz ile alakalı olmayan tüm ürünlerde de dahil olmak üzere,  tüm sektörler adeta  işi    fırsatçılığa  dönüştürmüş  durumda.

İnsanlarda insaf ve  vicdan denilen bir şey kalmamış. Yaşanılan afetten tüm insanlar gibi  esnafımızın ve tüm sektörlerinde   etkilenmiş olmasına rağmen  afetten hiç kimsenin ders çıkarmadığı anlaşılıyor. Dayanışma içinde olmamız gereken bu günlerde daha fazla  para  kazanma  hırsı  insani olmayan bir davranış  şeklidir.

Mutluluğun en önemli anahtarlarından biriside kanaatkar olmaktır. Bu doyumsuzluk ve çok daha fazla para kazanma hırsı  mutlu olmamızı sağlamayacaktır. Çocuklarımıza ve gençlerimize daha çok çalışmayı, verimli ve tutumlu olmayı  ve  hepsinden önemlisi de harcamayı   öğretmeliyiz.  

Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” hadis-i şerifini hatırlayalım. Belaların define sebep olan sadakayı ihtiyaç  sahiplerine  vererek  paylaşmayı yaygınlaştıralım  ve  belaların define vesile olalım.

Kendimize çeki düzen verelim, silkelenelim  ve  özümüze dönelim. Haksızlık, duyarsızlık, merhametsizlikten uzak duralım. Puslu havalardan faydalanmak isteyen merhametsizlere fırsat vermeyelim. Toplum içerisinde beraber yaşadığımız insanlara  karşı  sorumluluklarımızın   olduğunu   unutmayalım.

Afetin ve felaketin yaşanmadığı,  birlik ve beraberlik içerisinde, huzur dolu bir gelecek temenni ederken, devletimizin   afetten  kaynaklanan ve yaraların sarılmasına yönelik çalışmalarının  bir an önce olumlu bir şekilde sonuçlandırılmasını  dilerim.