AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, "15 Temmuz ve 15 Temmuz eyleminin devamıdır. 15 Temmuz darbe girişimini engelleme için yapılan fiile ilişkin adımlardır" dedi. 
AK Parti Grup Başkanvekili Turan, TBMM'de açıklama yaparak soruları cevapladı. Turan, CHP Grup Başkanvekili Özkoç'un açıklamalarına değinerek, "Sayın Özkoç'un iddia ettiği gibi Kanun Hükmünde Kararname asla geleceği ve geçmişi kapsayan bir düzenleme değil. Sayın Bakanımızın, parti sözcümüzün ifade ettiği gibi 15 Temmuz ve eylemlerini engellemek için yapılan muhtemel davalarla karşı karşıya kalınmaması için atılan adım. İlk KHK'larda aynı düzenleme resmi görevliler için yapıldı. O zaman CHP ses çıkarmadı. O zaman bunu gündem yapmadı. Hiç kimse bunu Türkiye toplumuna taşıyıp da neden böyle düzenleme çıktı, bunun milis güçleri, bir takım yanlışları olma riskleri var' demedi de, bugün yeni bir şey varmış gibi tekrar gündeme getiriyorlar. Bir KHK resmi görevliler için bu meşruiyet hakkı verildi. Hiç bir eleştirisi yok. Sanki yeni bir düzenlemeymiş gibi bununla ilgili muazzam bir gündem var. Yapılan iş hukuki meseledir. Yapılan iş, Ceza Kanunumuzun 25. maddesinde ifade edilen meşru müdafaa, zorunlu savunma hakkını veren bir şeydir. Bu yeni bir düzenleme değil. Size karşı saldırı varken, buna engellemek için azami ölçüde gayret edersiniz. Orada affedilen bir suç yok. Darbeye karşı koymak suç değil ki. Hangi suçun affından bahsediyorsunuz? Tankı durduran yiğide devlet malına zarar verdi diye dava mı açacağız? Adamcağızı bir iki sene mahkemelerde süründürelim mi" ifadelerini kullandı.
Turan, CHP'nin resmi görevliler için düzenlemeyi Anayasa Mahkemesi'ne götürdüğünü hatırlatarak, "O zaman bunu da götürsün, bunu da kanunlaştıralım. Anayasa Mahkemesi CHP'nin başvurusunu inceler, haklı bulursa, zaten CHP açısından sorun yok. Altı ay önce resmi görevliler için getirilen bu düzenlemeyi sadece Anayasa Mahkemesi'ne gönderip, hiçbir siyasi gündem yapmayan, kamuoyu oluşturmak için çalışmayan CHP neden bugün yapıyor? Bununla ilgili farklı bir tavır sergilediler" şeklinde konuştu.

"Bir yanlış varsa, Bakanlık ilgili adımı atar"
"15 Temmuz ve 15 Temmuz eyleminin devamıdır. 15 Temmuz darbe girişimini engellemek için yapılan fiile ilişkin adımlardır" değerlendirmesini yapan Turan, Abdullah Gül'ün KHK hakkında söylediklerine ilişkin ise ,"KHK bununla ilgili kurmaylarla görüşülerek çıkarıldı. Daha eski düzenlemelerde hassasiyeti paylaşmayanların bugün paylaşmalarını doğru bulmuyorum. Daha önceki düzenlemede resmi görevliler için bu hak verilirken rahatsız olmayanların bugün rahatsız olmalarını üzülerek karşılıyorum. O yüzden bir yanlış varsa, Bakanlık ilgili adımı atar" diye konuştu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamalarına ilişkin olarak Turan şunları söyledi:
"Sayın Bahçeli, FETÖ için üzülmeyenlerin, FETÖ için eyleme katılmayanların bu işi anlamayacağını ifade etti. O akşam sabaha kadar evinizde kravatla birlikte darbeyi televizyonda izliyorsanız, bu KHK'yı anlayamazsınız. Siz o akşam evde kahve, çay içerek, tıraş olarak, sabaha kadar darbeyi televizyondan izliyorsanız, bu KHK'yı anlayamazsınız. Gelin gazi, şehit yakınlarımızın olduğu duruşmalara, ne demek istediğimi anlarsınız. Utanmadan sıkılmadan gazilere, şehit yakınlarına 'yargılanacaksınız' diye bağırıyorlar. O yüzden bu psikolojiyi yönetmek hükümetin görevi değil mi? 'Yargılanacaksın' iddiasına maruz kalan gazimize, şehit yakınımıza 'hayır yaptığınız iş devletin yanında olmaktı. Siz bu yüzden şehit oldunuz, gazi oldunuz. Siz 'yargılanmayacaksınız' demek TCK'nın ön gördüğü meşru müdafaa hakkını bir defa altını çizen bir düzenleme hakkı değil mi? O yüzden Meclis'te kapalı kapılar ardında, toplantı salonlarında artistik yapan CHP milletvekillerimizi duruşmaların olduğu Sincan başta olmak üzere şehit yakınlarını, gazilerin olduğu yerde 'hayır. Biz tanka çıkanı dur diyeni 'yargılayalım' demesini beklerim. Çıksın CHP'nin Grup Başkanvekili şehit yakınlarına 'sizi yargılayacağız' desin. Bu tamamen bağlamından saptırılan meseledir. Konu 15 Temmuz ile ilgilidir. Zaten resmi görevliler için olan düzenlemenin tekrarıdır." 

"Tek tip elbise giymesi şehitlerimizin yakınlarının ve gazilerimizin talebidir"
Darbe girişimi yapanların tek tip elbise giymelerine ilişkin soruya Turan, "Tek tip elbise dünyanın pek çok yerinde yargılama esnasında kullanılan yöntem. Bunu şehit yakınlarımızın gazilerimizin ısrarlı talebi üzerine hükümetimiz KHK ile gündem getirdi. Daha önce de 'Kahraman' yazlı tişörtlerle şov yapan örgütün bir daha şov yapmaması için yapılan adımdır. Darbe suçlarına karışan, darbenin içerisinde olan insanların tek tip elbise giymesi şehitlerimizin yakınlarının ve gazilerimizin talebidir" karşılığını verdi.
Turan, şöyle konuştu:
"Türkiye'de bu millet ilk defa 'Adnan Menderes tarzı, bir daha üzüldüğümüz fotoğraf yaşanmasın' diye, 'Başbakan asılmasın', Türkiye'nin ekonomisi intikaya uğramasın diye bir adım attı. 90 yıllık demokrasi mücadelemizde şanla şerefle bir sayfayı açtık. Darbecilerin bu ülkenin tümüne zarar vermesinden dolayı özel düzenlemesi var."
Taşeron uygulamasının son yılların en kapsamlı düzenlemesi olduğunu söyleyen Turan, "500 bin civarında taşeron kadrosunda olan vatandaşımızın çok kolay şartlarda, klasik memur şartlarını taşımasalar bile kadroya alınması için yapılan önemli bir düzenleme. Şimdiye kadar gecikmiş olsa da, AK Parti'nin vaat ettiği yapmadığı hiçbir adım yok. Ekonomik denge var. Devletin bütçesi, imkanları, kaynakları, talepler değerlendirip Bakanlığımızı çalışmayı yaptı" diye konuştu.
Konya'da felsefe öğretmeninin söylemine ilişkin sorulan soruya Turan, "Sosyal medyada bir garip mecra hale getirilmesiyle ilgili gündem var. Bunların bir kısmı ahlaksızlığından yapıyorlar. Ahlak dışı yaklaşımdır. herkesin aklını başına alması lazım. Ancak öğretmenlerimizin, imamlarımızın, çocuklarımızı emanet ettiğimiz eğitimci insanlarımızın çok daha hassas olmasında, ağzından çıkanı, yazdığını çok daha iyi değerlendirmesinde yarar var diye düşünüyorum" diye konuştu.