Yeni yılı yeni umutlarla karışlamaya hazırlanıyoruz. Ancak, içimizden ‘2017'den daha kötü olmasın' diyen bir ses yükseliyor. Yıl boyunca hesaba katılmayan birçok badire atlatan yatırımcılar, 2018'in de şoklar ve sürprizlerle dolu bir yıl olmamasını temenni ediyor. Ancak, Türkiye'nin siyasi ve ekonomik gündemi göz önünde bulundurulduğunda 2018'e kaygıyla bakmamak mümkün değil.

Yılın son haftasına girilmesiyle beraber artık pozisyonların çoğunun realize edildiği, beklentilerin ise 2018'e bırakıldığı bir döneme girdiğimizi belirten Kapital FX Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan, “2018'i riskli görüyorum. Batı ile özellikle de ABD ile gerek davalar, gerek jeopolitik konular gerekse vizeler itibarıyla yaşanan kriz diplomatik alanda yaşanan sıkıntıların büyümesine neden olacaktır” dedi. Bu durumun Türkiye açısından daha yüksek bir risk profili yaratacağına işaret eden Erkan, “İran ambargosu davasında Türk bankalarına gelecek bir cezanın bankacılık sektörünün görünümünde risk yaratmasını bekliyorum. Aynı zamanda kredi notu açısından da 2018 değerlendirmelerinde mali disiplinde olabilecek kopmalar çerçevesinde riskler söz konusu olabilir” diye konuştu.

“ZOR BİR YIL OLACAK”
Başbakan Binali Yıldırım'ın “Zor bir yıl olacak” diye tarif ettiği 2018'de bir yol kazası yaşamak istemeyen küçük, büyük işletmeler şimdiden tedbir almaya başladı. TL'de kalmayı riskli gören yatırımcılar ise dövize park etmeyi tercih ediyor. ABD merkezli yayın kuruluşu Bloomberg'in hazırladığı analizde son 14 yılın en yüksek seviyesindeki enflasyonun yatırımcılar için endişe kaynağı olmaya başladığına dikkat çekildi. Haberde Merkez Bankası'nın faiz artırmak zorunda kalabileceği vurgulandı. İsveçli finans grubu SEB'in gelişen piyasalar stratejisti Per Hammarlund ise “Atilla davası korkulandan daha az zarar vermiş olabilir, ama ABD'nin Fetullah Gülen'i iade etmeyi reddetmesi, Türkiye'nin ABD elçilik personeline davranışı ve Kudüs'ün statüsü önemli sürtüşme kaynağı olabilir” dedi.

ERKEN SEÇİM İHTİMALİ UNUTULMAMALI
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 2019 yerel ve genel seçimlerini öne çekme planı olmadığını açıklamasına rağmen, yatırımcılar, güçlü ekonomik büyümeden faydalanmak için hükümetin bu yola başvurabileceği ihtimalini de göz ardı etmiyor. Fidelity International uzmanı Paul Greer, “Eğer ekonomi ve içerideki popülaritesi güçlü olursa, gelecek yıl içinde erken seçim çağrısı yapabilir ve bu da piyasaya siyasi belirsizlik ve risk getirir” dedi.

Londra'daki Nomura şirketinden Ekonomist İnan Demir ise ekonomideki aşırı ısınmanın önlenmesi, enflasyonun ve cari açığın düşürülmesi için büyümede nispi yavaşlamanın iyi olacağını belirtti.

BÜYÜME YAVAŞLAYABİLİR
Gedik Yatırım Algoritmik İşlemler Müdür Yardımcısı Gizmen Nalbantlı 2018 değerlendirmelerinde en kritik noktanın siyasi ve jeopolitik riskler olacağını vurguladı. Nalbantlı, “En büyük risk düşük büyüme olacak. KGF ile gelen rakamlar işsizlik verisine yansımıyor. Yüksek enflasyonun kur etkisiyle beklenen kadar düşmemesi , satın alma gücünü azaltarak özel tüketimi azaltabilir. Mali teşviklerden sürdürülebilir olmadığından büyüme tarafında beklenenden zayıf bir yıl geçirme olasılığımız yüksek” dedi. FED'in 4 faiz artışı yaptığı, jeopolitik risklerin arttığı ve büyümenin yavaşladığı senaryoyu ‘2018 için en kötüsü' olarak tanımlayan Nalbantlı, siyasi gelişmelerin az yaşandığı, FED'in enflasyondaki zayıflık ile istediği faiz artışlarını yapamadığı, enflasyonda beklenen düşüşün gerçekleştiği ve büyümenin yüzde 5'in üzerinde geldiği senaryoyu ise iyimser ve TL açısından pozitif olarak tanımladı.

GÖZLER FAİZLERDE
Büyüme açısından iyi bir fırsat sunan 2017'nin ardından 2018'in en büyük probleminin enflasyon olacağını kaydeden Alnus Yatırım Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Vahap Taştan “Tahminlerimiz 2018 yılında enflasyonun tek haneye düşme ihtimalinin zor olduğunu gösteriyor. Bu da ilk çeyrekte enflasyonun baz etkisi ile sınırlı aşağı gelebileceğini gösteriyor” dedi. Taştan, Türkiye ekonomisi nin son 3 ayda önemli şoklar atlattığını ve bu şoklara karşın borsalardaki resmin olumlu olduğunu dile getirerek “Benim dikkatim faiz ve CDS cephesinde olacak. Doların ise 3.80 liranın altına doğru hareketlenmesi yeni yılbaşında bir şok ile karşılaşmazsak olağan karşılanabilir” dedi.

ENFLASYON SIKINTI
Türk piyasaları için senaryo hazırlıklarının da başladığını dile getiren Işık FX Araştırma Uzmanı Burak Yunuscular, “Olumsuz bir senaryoda başlayacak olursak Türk piyasalarının önündeki en büyük ekonomik sorun enflasyonun yukarı yönlü devam etmesi olabilir. Yunuscular, olası erken seçim ve uzlaşmacı olmayan koalisyon girişimlerinin Türk piyasalarına negatif etkisi olacağını dile getirdi. Yılın başında 3.54 lira açılış yapan doların yılın sonunda 3.80 lira seviyelerinde olduğunu hatırlatan Yunuscular, “Ekonomi politikalarında daha sıkı bir duruş önemli olacak. Aksi takdirde kur tarafı başta olmak üzere TL varlıklarındaki değer kaybı kaçınılmaz olabilir” dedi.